Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
vezin

İlgili Kelimeler:

aruz vezni, hece vezni, satranç vezni

Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Tartı

2. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Ölçü

Örnek:

1. Ben hiç vezne, kafiyeye bakmam, bu bana bir Allah vergisi, içimden gelir söylerim.

1. Ben hiç vezne, kafiyeye bakmam, bu bana bir Allah vergisi, içimden gelir söylerim.


Lisan : Arapça vezn

vezinli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , edebiyat , edebiyat , sıfat , sıfat , edebiyat , edebiyat , Ölçülü

Örnek:

1. Vezinli şiir.

1. Vezinli şiir.

2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Tartılı


vezinsiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , edebiyat , edebiyat , sıfat , sıfat , edebiyat , edebiyat , Ölçüsü olmayan

Örnek:

1. Vezinsiz şiir.

1. Vezinsiz şiir.

2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Tartısız


vezir

İlgili Kelimeler:

veziriazam, vezirparmağı, vezir vüzera, başvezir

Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse

2. Satrançta, her yöne gidebilen, önemce ikinci sırada gelen taş, ferz

Örnek:

1. Çok güzel. Şimdi ben veziri iki tane ilerletiyorum. Ne yaparsınız.

1. Çok güzel. Şimdi ben veziri iki tane ilerletiyorum. Ne yaparsınız.


Lisan : Arapça vezīr

Telaffuz : vezi:ri

vezir vüzera
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İleri gelenler


veziriazam
Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Sadrazam


Lisan : Arapça vezīr + aʿẓām

Telaffuz : vezi:ria:zam

Vezirköprü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Samsun iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : vezi'rköprü

vezirlik

İlgili Kelimeler:

başvezirlik

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vezir olma durumu, vezaret


vezirparmağı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir tür hamur tatlısı


Telaffuz : vezi'rparmağı

vezne
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer

2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Terazi


Lisan : Arapça vezne

vezneci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar

2. Terazi yapan veya satan kimse


veznecilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veznecinin yaptığı iş

Örnek:

1. Babam veznecilik yapar.

1. Babam veznecilik yapar.


veznedar
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vezneci


Lisan : Arapça vezne + Farsça -dār

Telaffuz : vezneda:rı

veznedarlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veznedarın görevi

2. Banka vb. kurum ve kuruluşlarda veznenin bulunduğu yer


vibrasyon

İlgili Kelimeler:

vibrasyon tecridi

Anlamı:

1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Titreşim


Lisan : Fransızca vibration

vibrasyon tecridi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Titreşim önleyici


vibrasyonlu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Titreşimli


vibratör
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Titreşim yaratan araç


Lisan : Fransızca vibrateur

vibriyo
Anlamı:

1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Koleraya neden olan virgül biçimindeki bakteri


Lisan : Almanca vibrio

Telaffuz : vibri'yo

vicahen
Anlamı:

1. zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , Yüz yüze


Lisan : Arapça vicāhen

Telaffuz : vica:hen

vicahi
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Yüz yüze olan veya yapılan

Örnek:

1. Dostluğumuz gıyabi idi, bu kez vicahiye çevirdik.

1. Dostluğumuz gıyabi idi, bu kez vicahiye çevirdik.


Lisan : Arapça vicāhī

Telaffuz : vica:hi:

vicdan

İlgili Kelimeler:

vicdan azabı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç

Örnek:

1. Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir.

1. Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir.


Lisan : Arapça vicdān

Telaffuz : vicda:nı

vicdan azabı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yapılan bir işten dolayı duyulan acı, üzüntü

Örnek:

1. Gözlerinde minnet yaşlarıyla yüzüme baktıkça vicdan azabına benzer bir şey duyuyor.

1. Gözlerinde minnet yaşlarıyla yüzüme baktıkça vicdan azabına benzer bir şey duyuyor.


vicdan azabı çekmek (veya duymak)
Anlamı:

1. yapılan bir işten dolayı üzülmek, pişmanlık duymak


vicdanen
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Vicdan bakımından

Örnek:

1. Yoksa vazife başında bulunmadığım için vicdanen rahatsız ve hükûmet doktoru olarak da belki mesut olacaktım.

1. Yoksa vazife başında bulunmadığım için vicdanen rahatsız ve hükûmet doktoru olarak da belki mesut olacaktım.


Lisan : Arapça vicdānen

Telaffuz : vicda:nen